Pazar, Nisan 12

Meclis-i Mebusan Arastirmalari

Son Istanbul ziyaretimde meclisi mebusan caddesinden geciyorduk, taksiciye sordum, meclis binasi hangisi?, bilemedi. Isin komik yani, Istanbul'da buyumus olan annem de bilmiyordu mebusan meclisinin hangi binada toplandigini.. Ama bu caddenin ustunde bir yerlerde dediler..

Internetteki arastirmalar sonucunda, uzun arastirmalar, bir seyler buldum. Anladigim kadariyla meclis ilk toplandiginda 1878'de, cok da az mebus var ve de Dolmabahce Sarayi'nda toplaniyorlar. Sonra anladigim kadariyla Ciragan Sarayi hizmet veriyor meclisi mebusan binasi olarak - 1910'da yanmadan once. O eski halinin pek resmini bulamadim, bir tane yangindan resim var. Fakat surda buldugum ve meclisin Ciragan sarayindaki hikayesi ilginc. Bu arada, Ciragan sarayi Osmanli doneminde de kac kere yikilmaya terk edilip yeniden yapilmis, linkten okuyabilirsiniz..
"Meclis 14 Kasım 1909'da Çırağan'da açıldı. Ama Meclis Çırağan Sarayı'nı ancak iki ay kullanabildi. Kalorifer dairesinde çıkan ve hızla bütün saraya yayılan yangın beş saat içinde bütün yapıyı kül etti; yalnızca taş duvarlar ayakta kaldı. Sayısız önemli belgenin yanı sıra paha biçilmez antikalar, yağlıboya tablolar ve kitaplar yok oldu."

1913 ve 1920 yillari arasinda da su anda Mimar Sinan Universitesi, guzel sanatlar akademisi olarak kullanilan iki saray meclisi mebusan ve meclisi ayan olarak kullaniliyor. Hatta istanbul.com adli web sitesi soyle diyor:
"Cemile Sultan Sarayı ise Çırağın Sarayı yangınından sonra Sultan’dan beşbin liraya satın alınarak “Meclis-i Mebusan” haline getirildi. Bu amaçla hummalı bir faaliyette bulunulmuş; inşaatta altıyüz amele ve kalfa çalıştırılmıştı. Binanın salon ve tavanları yeniden boyatıldı, rıhtımları yenilendi, yangın tertibatı yapıldı. Eylül 1949’da bu sultan saraylarından kuzey yönündeki Güzel Sanatlar Akademisi, güney bölümünde ise Atatürk Kız Lisesi olarak hizmet veriyordu."


Bir baska Web sitesinde de benzeri bilgiler var:
"İstanbul Beşiktaş ilçesi, Fındıklı semtinde Meclis-i Mebusan Caddesi üzerinde bulunan Çifte Saraylar Sultan Abdülmecit (1839–1861) tarafından kızları Cemile ve Münire Sultanlar için yaptırılmıştır. Sarayların yapımına 1856 yılında başlanmış, 1859 yılında da tamamlanmıştır. Mimarı Balyan ailesinden Garabet Amira Balyan’dır.

Çifte Saraylar olarak isimlendirilen bu saraylardan Molla Çelebi Camisi’ne yakın olanı Cemile Sultan’a aittir. Cemile Sultan Mahmut Celaleddin Paşa ile evlenmiştir. Sarayın düğün tarihine kadar tamamlanamaması üzerine sultan bir süre Emirgân’daki Mısırlı İsmail Paşa Yalısı’nda oturmuş ve altı ay sonra bu saraya yerleşmiştir. Cemile Sultan’ın 1915’te ölümünden sonra saraya Dervişzâde Ahmet Paşa ile evli olan Nazime Sultan yerleşmiştir. Sonraki yıllarda Çırağan Sarayı’nın yanması üzerine Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Âyan 1913–1920 yıllarında çalışmalarını bu sarayda sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilanından sonra saray 1926’da Güzel Sanatlar Akademisi’ne devredilmiştir. 1 Nisan 1948’de yanmış ve bu yangın sırasında kütüphanesindeki değerli kitaplar, dosyalar, ders malzemeleri ve tablolar da yok olmuştur. Bu olaydan sonra saray Y. Mimar Sedat Hakkı Eldem tarafından hazırlanan proje doğrultusunda yeniden yapılmış ve 23 Nisan 1953’te Güzel Sanatlar Akademisi burada öğrenimine başlamıştır."


Bu bilgilere ulasmak cok zor oldu. Sasirticiydi bu kadar onemli tarihi bir konu hakkinda bu kadar az bilgi bulunmasi. Ben de buraya yazayim da arayan kolayca bulsun diye dusundum. Herkese iyi pazarlar.

9 yorum:

simla dedi ki...

çok teşekkürler:)gerçekten ilginç bir konu, bilgilenmek çok iyi oldu.

emelo dedi ki...

ben de cok merak etmistim, bir urlu bulamayinca da epey sinirlendim dun. Ilginizi ckmesine sevindim.

Bulut Girgin dedi ki...

Çok teşekkür ederim. Uzun zamandır aklımı kurcalayan ama her seferinde araştırmayı unuttuğum bir konuda çok açıklayıcı bir yazı kaleme almışsınız.

Adsız dedi ki...

Yaaaa çok teşekkür ederim gerçekten ödevime de yardımcı oldu sınıftan bir tek ben buldum tekrar tekrar teşekkürlerrrrr

Akil dedi ki...

Teşekkür ederim. Ben de araştıracağım.yeni bir bilgi bulursam paylaşacağım.

eleştirmen dedi ki...

msü onlarca senedir, torpille kayırmayla babasının , abisinin eliyle atanmış profesörlerin tekelindedir, bu öğretmenler kendi memleketlisini ve kendine yalakalık yapanı sever sayar. Aynı zamanda çapsız, eski kafa öğretmenler cirit atmaktadır. Gevezelik ve çakma edebiyat prim yapmakta aslında edebiyat bilmeyen sanatçı öğretmenler bu saçmalıkları yorumdan sanıp öğrenci değerlendirmekteler.

Mahmut dedi ki...

Araştırmanız için teşekkürler.
Mahmut Uğurlu

Adsız dedi ki...

rıza nur un hatıratındada biraz bilgi var

Adsız dedi ki...

Misak-ı milli hakkında konuşurken oğlum sordu ilk meclis nerede diye. Araştırırken yazınıza denk geldim. Hakikaten demokrasi tarihimizin önemli parçası olan bu yapılar sanki unutulmuş, unutturulmuş gibi...