Pazartesi, Eylül 30

İşler güçler..

Herhalde bu blogda bu başlıkla yazılmış birçok yazı bulunuyordur. Önümde chenclistler, lşsteler yapıkça üzerini çiziyorum, ben üzerini çizdikçe yenileri geliyor. Yine bir deadline'a yetişme halindeyim - hadi hayırlısı..

Bu aralar Mete ile hayvanlara yardım konusunu birazcık abarttık. Nerdeyse her gece ODTU rmanına gidip köpekleri besliyoruz. Artık bizi saat 10 gibi hazır bekliyorlar, ve direk yemeklerin üzerine saldırıyorlar. sonra biraz oynayıp ayrılıyoruz yanlarından. İçim öyle rahatlamış ve öyle huzurlu dönüyorum ki eve - bazen düşünüyorum acaba kendinden güçsüz ve ihtiyacı olan canlılara yardım etmekten daha değerli ne olabilir diye. Bulamıyorum!

Dün de sabah kahvaltısınıa Ankara Kalesine gittik ve tabi ki orda da kediler peşimizi bırakmadı. Eh ben de halimden hiç şikayetçi değildim açıkçası. İçinde hayvan sevgisi olmayan, hayvanlara eziyet edebilen insanlar hiç çıkmasın karşımıza. Sevdiklerimiz de böyle ruhu kötü insanlarla karşılaşmasın. Kendi kendilerini ihma ederek yokolsunlar ve soyları tükensin. Onlar için bu iyi dileklerden başkasını dilemiyorum...

4 yorum:

gaye dedi ki...

fotoğraflarda çooook güzel çıkmışsın ♥♥

aysegul ersin dedi ki...

postların arttı süper :)

keşke daha çok hayvan dostu olsa, gerçekten yaptıklarınız çok güzel! Hayvan sevgisi insanın içinde olmalı ama bir de çocuklukta hayvan severek büyümeli insan..çoğu anne sayesinde çocular hayvanları ısıran tırmalayan pis bitli pireli sanıyor sadece uzak durmak zorunda kalıyorlar... fırsat bulduklarında da zarar veriyorlar tabiki.. şimdilerde Dora'ya aşılıyoruz hayvan sevgisi,bayılıyo hayvanlara..inşallah sizler gibi bir hayvan dostu olur zamanla..

emelo dedi ki...

Gaye mutluluğumdandır o.. aslında hiç anaç bir tip değilim ama konu hayvanlar olunca inanılmaz anaçlaşıyorum.. Herhalde o kedilerin karınlarının doymasının verdiği huzur yansımış yüzüme :)

Ayşegulcum ne güzel yapıyorsuuz.. Gerçi ben de beni hayvanlardan soğutmaya çalışan bir anneyle büyüdüm çocukken. Hatta hep anlatır ben ne kadar korkutursam korkutayım sen yine de korkmaz kedilerin peşinde koşardın diye. Ama enteresan bir şey oldu: annem beni korkutamadı ancak ben onu bir hayvansevere dönüştürdüm. Kendisi şimdi sokak hayvanlarına yemek veren, onlr için üzülen biri oldu - evdeki kediyle aynı odada duramazken kedi ile uyumaya başldı. O yüzden ailelerin rölü önemli ancak biraz da insanın içinden gelmesi lazım sanırım. Kim bilir, belki de hayvan sevgisi genetiktir! :)

Adsız dedi ki...

Guzel kızım, iyi ki de seni yıldıramamısım kedilerin pesinde koşmaktan ve iyi ki, sen ve kardeşin sayesinde ben de hayvansever olmuşum. Benim cocukken kaçırdıgım seyleri sizler sayesinde yakaladım, cok geç olmadan.