Salı, Eylül 14

insan hayatta küçük şeylerle mutlu olmayı bilmeli..

Bilmiyorsa da kendine öğretmeli.. Mesela sabah uyanınca karşınızda uyuyan böyle bir şeye gözlerinizi açmak ve gülümsemek.. Sonra size daha da yaklaşması örtüyü kaldırtıp, birkaç kere kendi etrafında dönüp kendine güzel bir yer beğenip yanınızda yatması.. Masaj yapması, ellerinizi kollarınızı yalaması uyandırma servisi olarak.. Hayatınıza minik bir hayvan sokmak mutluluğun kapısını aralamaktır bence.. Kendinizi böyle bir sevgiden mahrum etmeyin.. Bu şansı tanıyın kendinize - hiç olmadığınız kadar mutlu ve huzurlu olacaksınız..

Ya da güzel bir resim asmak ofiste masanızın karşısına. Baktıkça sizi güldürecek, gününüzü neşelendirecek, insanlar geçerken dikkatlerini çekip konuşma konusu yaratacak.. Ben kedi meraklısı olduğum için bu resmi buldum ofiste. Bir çocuk yapmış bu resmi.. Kedinin bakışındaki o muzipliği bilerek mi çizmiş, yanlışlıkla mı olmuş bilemiyorum ama benim elime kalem verseler o ifadeyi çizemem..

Böyle minik şeylerle süsleyin hayatınızı.. Süsleyin ki etrafınıza baktığınızda sizi mutlu edecek şeyler olsun yanınızda..

*niye böyle yüreğinin götürdüğü yere git tadında bir yazı oldu bu - ben de anlamadım.. Ama bugün de öyle oldu, napalım...

4 yorum:

Ozlem dedi ki...

secret ı sen yazabilir missin meger, potansiyeli yeni farkettim :)

emelo dedi ki...

hahahaa.. Deli! Ugrasma benle.. Bir de nerdeydin sen butun haftasonu bakiim?..

Ozlem dedi ki...

ama eğer senle uğraşmazsam ne anlamı var tum bunların :))))))))))

Hera dedi ki...

ne güzel bir yazı olmuş:)