Perşembe, Şubat 23

Salondaki bahçe...

Ben de bundan istiyorum.. hatta çiftlik istiyorum..

Salı, Şubat 21

Nerdeyse Çarşamda

Nerdeyse haftanın yarısı yani :)

Heyecanla perşembeyi bekliyorum: hem masaj randevum var. Hem babanemin doğum gününü kutlayacağız aynı gün. sonra da Kerem Görsev - Allan Harris konserine gideceğiz! Hepsine nasıl yetişeceğim bilemiyorum - ama olacak bir şekilde.

Cuma da Jolly Joker'de Duman konseri. Cumertesi ve pazar da evde otururuz herhalde.. Herkese şimdiden iyi haftasonları diliyorum - ben şu andan itibaren sadece haftasonunu bekliyorum :)

Cuma, Şubat 17

Yine kar.. Kuyruk Bey de sokaklarda...


Aslında tam olarak sokaklarda değil, annemlerin sitesindeki kapalı garajda. Her sabah ve akşam yemeği veriliyor.. Kendini bana zorla da olsa sevdirtiyor.. Sokakta olduğu ve özgür olduğu için mutlu gibi, ama bu soğuklarda dışarlarda olması da hiç içime sinmiyor :(

Pazartesi, Şubat 13

Değişik bir pırasa tarifi..



Oktay Usta'nın kitabından buldum. Zeytinyağlı pırasayı zehirle eşdeğer görüyorum, ama bunu denemeyi düşünüyorum!

Salı, Şubat 7

Öyle doğru bir laf ki...


Okuyunca tüylerimin tamamı diken diken oldu!

“We can judge the heart of a man by his treatment of animals.”
― Immanuel Kant

Kant tabi dünyanın bugüne göre biraz daha maskülen hegemonyanın kotrolü altında olduğu bir zamanda yaşamış. Hala da öyle aslında ya - bazı şeyler birazcık daha iyi.. en azından kadınlar okula falan gidebiliyor ama di mi?!

Bir insanın kalbini hayvanlara davranışlarından anlarız bence de. Hayvan sevmeyen zaten insan falan da sevemez.

Hayvanları sevmeyenleri de biz sevmeyiz!

Salı, Ocak 31

deli olduğumu düşünenler olabilir



Ama sorarım size: insanın 29 yaşına girerken bu kadar güzel bir doğum günü pastası olursa delirmez mi!!

Gerçi işkolik olduğumu da düşünenler var ama aslında herkes yanılıyor :) Ne deli, ne de işkoliğim.. Çok güzel ve anlamlı bir işim var allah'a şükür.. Ne kadar yorgun olursam olayım son bir turbolama gücüm oluyor kimler için bütün bu yorgunluğu yaşadığımızı düşündğümde!

Ama bu aralar hayat gerçekten de çok hızlı ve benim hayatımı işin kontrol ettiğini kabul ediyorum bu günlerde. Ama geçici bir yoğunluk bu. Rahatlayacağız, gevşeyeceğiz.. Güzel günler gelecek! Bilkent'te bu dönem vereceğim dersin de ders programı ve da ders sunumlarından bazılarını hazırladım.. Az kaldı az kaldı.. Bütün bu yoğunluğun yaratılmasında benim de katkım var ama biliyorum..

Deli olduğumu düşünenler dediğim noktaya dönecek olursak.. Ay evet yine orkideler.. ama yani ofiste öyle inanılmaz bir manzara ile karşılaşıyorum ki her gün yazmadan olmuyor yani :)

Tabi evde de güzellikler devam ediyor. Herhalde 8-9 orkide aynı anda açacak.. Bir yandan da eşe dosta dağıtıyorum orkideleri çok fazla oldular diye. Bir yandan her çiçekçi gördüğümde yeni orkide alasım geliyor.. en iyisi bir çiftliğe yerleşip orkide seracılığı yapmak.. Bunun gibi de planlarım yok değil..

İşte böyle.. Bu hafta bir bitsin, göbek atıcam.. Gerçekten!

Cuma, Ocak 27

kar...

Ay bıktık valla.. Her gün her gün kar 3 haftadır..Yani resmen sabah uyanıp camdan bakıp kar yagdığını görünce tüylerim diken diken oluyor.. Ne araba alabiliyorum, ne doğru düzgün giyinebiliyorum.. yani resmen bıkkınlık geldi.. Ya tamam ben de kırsalda bir çiftlikte yaşasam, ya da her sabah işe gitmek zorunda olmasam kar çok keyifli bir şeydir eminim. Hem biliyorum doğa için de inanılmaz faydalı - o açıdan da harika.. ama yani böyle şehirde yaşarken çekilecek eziyet değil.. Kaldırımlar buz, her yer çamur.. Taksi bulunmuyor.. Resmen bir beyaz lanet!


Neyse, bu kadar negatiflik yeter diyenlere geçen haftaki Van ziyaretimizden biraz resim ile moral vereyim.. Çocuklar çok tatlıydı. Okula başlamışlar, hava güzeldi geçen hafta.. Hayat yavaş yavaş normale dönüyor inşallah!



Perşembe, Ocak 26

29

Evet bir yıl daha büyüdüm.. Genelde 17 yaşında hisseden ben bu yıl ilk defa 25 falan gibi hissediyorum :) Sanırım iş insanı yaşlandırıyor.. ama emin değilim - belki de artık büyümenin zamanı gelmiştir :) Dediğim gibi, doğum günüm geçeli daha bir hafta olmadı - 29 yeni yeni oturuyor yerine..

Günler böyle hızlı geçerken Bilkent'te verdiğim ders de bitti. Öğrencilere çok iyi notlar verdim. Yakında gelecek dönemin dersine hazırlanmam lazım. Aslında hazırlanmaya başladım, syllabusu da neredeyse hazırladım.. Yavas yavas lecture noteları hazırlamam gerekiyor.. İşlerden bir oturup fırsat bulsam ne güzel olacak..

Gelecek hafta aşırı yoğun bir tempo ile boğuşuyor olacağız.. En azından cumayı tatil ilan etsem kendime de birazcık uyuyabilsem.. Tabi kalkıp ders hazırlasam o da çok iyi olur.. Haftaya son boş cuma öğleden sonram.. Dersler Şubat'ın 10unda başlayıp Mayıs 11'de sona eriyor.. Neyseki yazın yine cumalarım yarım gün olacak inşallah!!

Günler çok hızlı geçiyor.. Ne zaman pazartesi oldu ne zaman cuma oldu gibi hissediyorum bazı haftalar.. Tabi günlük, blog hepsi öncelik listesinde çok geride kalıyorlar..

Oysaki içimdeki çocuğa yaklaşıp onu şımartmam lazımmmış birazcık. Öyle bir öneri aldım. Biraz zaman bulsam da onla da haberleşebilsek birazcık..

Şöyle uzun bir tatil diyorum.. Ne de güzel olurdu!

Perşembe, Ocak 5

Ofisteki orkideler..






Hepsi açacak sırayla.. Heyecanla bekliyorum.. evde de şenlik var - onun resimleri yarın.. O kadar çok orkide oldu ki - artık orkideleri hediye ediyorum :)

Salı, Ocak 3

2012 olmuş

Yılbaşı günü dedeme sordum. 2012yi göreceğinizi düşünmüş müydünüz çocukken diye (kendisi 89 yaşında) 2000'i göreceğimi düşünmüştüm ama 2012'yi düşünmemiştim dedi.. Bu benim 2072'yi görmemle eş değer.. Acaba ben 2072'yi görebilecek miyim?

kim bilir...

Herkese iyi yıllar. bu yıl blogumla daha fazla ilgilenmeyi planlıyorum.. Yeni yıl hedeflerimin biri de budur.

Salı, Kasım 29

Kuyruk artık benim oldu sanırım..

Kuyruk Bey'e ev bulunamadığı ve bana da deliler gibi alıştığı için sanırım artık benim kedim oldu.. Öyle tatlı minik bir erkek kedi oldu ki, kocaman patili ve yeleli, suratına baktıkça gülümsüyorum.. Ama bir yandan da o kadar hareketli ki bir resmini çekmek neredeyse imkansız :)

Pazartesi, Kasım 28

Hayata devam etmek

İşlerin aşırı yoğun olduğu - günde 12 saatten fazla çalıştığım ve cumartesi ve pazar bile işe gittiğim 2 haftadan sonra bu hafta ofiste, masamdayım.. Ofiste masamda olmak bana b,ir çeşit huzur veriyor.. Otellerde bütün günü geçirmek, ofise uğramadan ordan oraya koşuşturmak yoruyor beni - masama geleyim, bilgisayarımın başında oturayım istiyorum. Düzenim bozulsun çok sevmiyorum sanırım :)

Tabi o kadar yoğun geçen 2 hafta sonrası yapmak istediğim şeyler listesi uzadıkça uzadı.. akşam yemeklerimi otellerde değil de evde yemek - hatta yemek yapmak, spora gitmek, televizyon karşısında oturup dizileri izlemek, aldığım kitapları daha düzenli okuyabilmek.. Bütün bunlara daha çok vakit ayırabileceğim bu hafta. Kısmen rahat ve ofiste ğeçireceğim bir haftaya girmenin mutluluğunu yaşıyorum...

Perşembe, Kasım 10

Bayram dönüşü

Bayramda 3 gün İstanbul'da sabahtan akşama deliler gibi gezdik.. İstanbul'da yaşamak değil de, gezmek pek bir zevkli.. Hatta bir arkadaşımız bizi öylesine şımarttı ki jet-set bir hayat nasıl oluyor onu bile tattık.. Keyifli bir hayatmış :) Bebekten tekne ile karşıya geç, yalıda kahvaltı et, sonraki gün adalarda öğle yemeği ye falan filan.. İnsan hemen şımarıveriyor :p

Jet-set hayatı bulmanın ve korumanın yolları diye bir kitap yazılmalı ki okuyalım, öğrenelim dicem ama bu işin okuyarak öğrenerek olma ihtimali çok az..

Çalışmadan, hiçbir çaba göstermeden öyle bir hayat yaşanacağına inanalar varsa şimdiden üzgünüm ama bu hayatı yakalamanın yolu çok çok çalışmak, çok akıllı ve yerinde yatırımlar yapmak. İstanbul gerçekten büyülü bir yer, ama İstanbul'un gerçekten tadını çıkarmak istiyorsanız üzgünüm ki bir yalıya ve tekneye ihtiyacınız var!

Cuma, Kasım 4

bağış..

Kurban Bayramı bağışımı Ankara Hayvanları Koruma Derneği'ne yaptım ben bu yıl. Tabiki hayvan kesilmemek şartı ile :)

Başta Mehmetçik Vakfı'na bağışta bulunmayı düşünmüştüm, ama sonra herkes oraya yapıyor diye vazgeçtim. Van'a da çok yardım yapıldı. Ben de bu yıl da havyanlara yardım edeyim dedim.

Bağış bu - herkes kendi gönlüne göre bir konu bulup ona yardım etmeli, yardım ihtiyacı olan çok! Siz de kendi gönlünüze, kendi bütçenize göre bir konu bulup ona yardım edin!!

Bayram'da Pazar-çarşamba arası İstanbul planları var.. Perşembe, cuma çalışıyorum!

Salı, Kasım 1

Kuyruk Bey (!) den haberler

Kuyruk Bey'e ev aramaya devam ediyorum.. şaşılacak şey ama benim prensesim, güzel kızım diye sevdiğim o güzel yavru dişi değil erkekmiş! ama kedilerde bazı şeyler sonradan ortaya çıktığı için anlamam doğalmış :) Rezalet yani - ben de kendimi kediler konusunda deneyimli sanırdım!!

Çok şirin ama kendi kedimi de çok özlüyorum.. İkisi kesinlikle anlaşamadılar. Umarım ona sahip çıkacak bir aile bulabiirim.

Perşembe, Ekim 27

Orkide diyarından...

Epeydir orkidelerle ilgili yazmıyordum çünkü epeydir orkidelerle ilgili bir gelişmemiz yoktu, sırf yaprak sırf yaprak.. Ancak bu hafta itibariyle ofisteki orkidelerde bir patlama yaşandı. 6 orkidenin 5de yeni dallar veriyor.. hatta 3 tanesi de 2ser dal birden veriyor!

Yakından takip etmeye devam ediyorum.. 1 ay sonra falan bol bol tomurcuk ve açmış orkide resmi bulab,ilirsiniz burda!

Pazartesi, Ekim 24

Van'da deprem!

Yine aynı görüntüler.. Geçen yıl bu zamanlarda Van'daydım ben. Geceleri ne kadar soğuk oluyor biliyorum.. Akrabası yakınları kurtarılamamıs insanların halini düşünemiyorum bile..

Van'daki depremin magdurlari icin Ankara Barosu giysi ve battaniye toplamakta, eger kullanmadiginiz palto, atki, eldiven,corap, battaniye, kazak, cocuk kiyafeti vs. gibi esyalari Ankara Adliyesi'ne götürebilirsiniz..

Çarşamba, Ekim 19

Blogu unutmuşum :)

Şaka şaka kesinlikle unutmadım, hatta vicdan azabı bile yaşadım bloga yazamadığım için. Antalya, istanbul, bursa seyahatler, annemlere gel git, sosyal hayat falan derken günler geçmiş ve ben buraya hiçbir şey anlatamamışım..

Evde yeni bir canavar var. Onu yolda giderken buldum antalyaya gitmeden önce. O kadar zavallıydı ki evde ölsün bari diye düşünüp eve aldım :( Ama ölmedi! Giderek güçleniyor ve gümbür gümbür geliyor :)

Kendisine kuyruk adını taktım. Kuyruk Hanım şu anda benim kuyruğum şeklinde evde dolaşıyor. Bir de kocaman tüylü bir kuyruğu olacak büyüyünce..

Kendisine ev arıyorum aslında, ama sanki elimde patlamış gibi gözüküyor.. Bizim melosh hanım görse kıskançlıktan delirir!

Neyse napalım.. sokaktaki tüm kedileri eve alamam, hepsine de yardım edemem biliyorum - ama zavallı bir hayvanı sokakta görüp de yokmuş gibi davranacak kadar vicdansız değilim Allaha şükür..

Pazar, Ekim 2

antalya yolcusu kalmasin

Egitim icinn bir haftaligina antalyadayizz bu yil. Gecen yil da mayis ayinda 5 gun kalmistik.. Ankaranin ayazindan kacip sicak biryeerlere gitme fikri cok cazip aslinda ama iste bir de geeride kalanlar var ki insanin akli hep onlarda kaliyor!!

Mesela bu minik canavar. Yalnizca 1 haftadir bende ama fena halde alistim kendisine!! Ben yokken de Ozlem ve Alper e emanet kendisi.. Ama simdiden ozledim sirinliklerini!!

telefondana resim eklemeyi kesfedemedim daha, o yuzdeen canavar gozukemiyor.. Artik bilgisayarin basina gecince eklerim..

Perşembe, Eylül 22

hayatı değiştirmek

zor; ama imkansız değil. İstanbul'dan döndüm, işler üzerime üzerime geliyor - ben de tek tek listelerime tik atıyorum.. şu aralar flamboyant olmaya pek fırsat yok, ama bir ara kendime hatırlatmak üzere buraya yazıyorum:

“To change your life: Start immediately, do it flamboyantly, no exceptions.”
― William Jones